Amerikan halkının Obama ile yaşadığı balayı artık sona ermiş görünüyor. Bir zamanlar Amerikan ve dünya basını tarafından neredeyse tanrılaştırılan Obama, artık Beyaz Saray'da olmanın bütün zorluklarını ve sorunlarını sırtında hissediyor. Tahmin edildiği gibi Obama'ya en çok zorluk çıkaran konu ekonomi. Zira sıradan Amerikan vatandaşı için Irak ve Afganistan'da işlerin kötüye gidiyor olması veya genel anlamda dış politika konuları çok önemli değil. Pek çok ülkede olduğu gibi Amerika'da da halk her şeyden önce kendisini doğrudan etkileyecek ekonomik ve sosyal konulara daha çok önem veriyor. Ekonomide işler kötüye gidiyorsa kimse dış politikaya aldırmıyor bile. Ülkedeki bütün siyasi kutuplaşma ise, sağlık sisteminde reform ve bunun ekonomik dengeleri nasıl etkileyeceği noktasında yaşanıyor.
Obama'ya Amerikan kamuoyunda destek oranı son 5 aydır ortalama yüzde 70 civarındayken, bu rakam ilk kez yüzde 50'nin altına indi. Peki Amerikan halkı neden rahatsız? Neden sağlık reformu konusu ülkeyi bu derece etkiliyor?
Amerika'da, Avrupa'da olduğu gibi bir sosyal devlet ve her vatandaşı kapsayan bir sağlık sigortası sistemi yok. 300 milyon Amerikan vatandaşının 50 milyonu sigortasız. Aynı zamanda Amerika, dünyanın en pahalı ve en çok para harcayan sağlık sektörüne sahip. Sağlık sektörü, 14 trilyon dolarlık Amerikan ekonomisinin yüzde 16'sını kapsıyor. Ayrıca mevcut sosyal sigorta sistemi uzun dönemde sürdürülmesi mümkün olmayan, son derece büyük açıklar veriyor.
Peki neden bu kadar çok para, bu kadar verimsiz bir şekilde harcanıyor? Bunun cevabı, özel sağlık sigortası sunan şirketlerin ve ilaç şirketlerinin astronomik karları. Aynı şekilde hastane ve doktor meslek kuruluşları da sistemin bu şekilde devam etmesini destekliyor. Sonuçta Amerika'da parası olan dünyanın en iyi sağlık servisini alıyor. Ama bu hizmet ancak sağlık sigortası olanlara astronomik rakamlar karşılığında veriliyor. Nitekim özel sağlık sigortaları çok pahalı olduğu için bir sürü küçük şirket çalışanlarına sağlık sigortası vermemek için her yolu deniyor. Sonuç olarak dünyanın en zengin ülkesinde 50 milyon insan sigortasız ve sistem gittikçe daha büyük zararlar veriyor. İşte bütün bu nedenlerle Amerikan sağlık sistemi büyük bir reform gerektiriyor.
Obama bu sistemi düzeltmek isteyen ilk Demokrat başkan değil. 1993 yılında Bill Clinton, sağlık sigortası sistemini değiştirmek ve milyonlarca insanı piyasanın insafına terk edilmiş olmaktan kurtarmak istemişti. Ancak o dönemki reform yasası, tıpkı bugün olduğu gibi çıkarları zedelenecek olan ilaç şirketlerinin, sigorta devlerinin, hastane ve doktor meslek kuruluşlarının ortak lobicilik faaliyetleri sonucunda Kongre'den geçmemişti. Bugün olduğu gibi yasanın muhalifleri, agresif bir reklam kampanyasıyla sıradan Amerikan vatandaşını reformun kötülüğüne ikna etmişlerdi.
Bundan 16 yıl önce Bill Clinton'ın başaramadığını başarmak isteyen Obama'yı şimdi son derece zor bir dönem bekliyor.
Kaynak: Forbes Dergisi
www.forbes.com.tr
|